Türkiye; geniş bir iç pazar, genç bir iş gücü ve Avrupa, Orta Doğu ile Orta Asya arasında konumlanmış bir üretim tabanı sunar. Aynı zamanda göz ardı edilmek yerine modellenmesi gereken bir dalgalanma da taşır.
Pazar yapısı
Ekonomi imalat, tarım, inşaat, turizm ve büyümekte olan hizmet sektörü arasında çeşitlenmiştir. Ticari ağırlık İstanbul’dadır; ancak sanayi faaliyeti Anadolu’ya yayılmıştır ve bölgesel yatırım teşvikleri bu yayılmayı desteklemek üzere kurgulanmıştır.
Mevzuat çerçevesi
Şirketler hukuku Türk Ticaret Kanunu’na tabidir. Yabancı yatırımcılar ulusal muamele görür — bir Türk şirketi tamamen yabancı sermayeli olabilir, yönetim kurulu üyeleri yabancı olabilir ve genel bir yerli ortak zorunluluğu bulunmaz.
Asıl yük girişte değil, süreklilik arz eden uyum yükümlülüklerindedir. Aylık KDV ve stopaj beyannameleri, üç aylık geçici kurumlar vergisi ile bordro ve SGK bildirimlerinin her biri kendi takvimine göre doğar.
Kur ve enflasyon
Kur hareketleri ve enflasyon her yatırım senaryosunu doğrudan etkiler. Sözleşmeler, fiyatlama ve grup içi bakiyeler bunu açıkça dikkate almalıdır. Son dönemlerde enflasyon muhasebesi uygulaması gündeme gelmiştir; bu da mali tabloların yıldan yıla nasıl okunacağını değiştirir.
Teşvikler
Türkiye; kurumlar vergisi indirimi, SGK primi desteği, gümrük vergisi muafiyeti ve KDV istisnası içeren bölgesel bir yatırım teşvik sistemi uygular. Destek düzeyi il ve sektöre göre değişir. Uygunluk, yatırım yeri kararından sonra değil, önce değerlendirilmelidir.
Uygulamada ne anlama geliyor
Bunların hiçbiri Türkiye’de faaliyet göstermeyi zorlaştırmaz. Ancak giriş aşamasında hızlıca verilen kararların — şirket türü, konum, istihdam yapısı — sonradan değiştirilmesi maliyetlidir.
